Video pazarlamada başarının sırrı ilk üç saniyede!

V

Youtube verilerine göre son on yılın en beğenilen ve en çok izlenen reklamlarının başında THY için çekilen “Kobe vs. Messi: The Selfie Shootout” reklamı yer alıyor. Dünya çapında 142 milyonun  üzerinde izlenmeye ulaşan kampanyanın altında imzası bulunan isimlerden biri de Türk Hava Yolları eski Reklam Müdürü Serdar Ekrem Şirin…

Türk reklamcılığına bu ciddi başarıyı kazandıran Şini, THY’den ayrıldıktan sonra kurduğu Muse Network’le artık Youtube’un en büyük içerik ortaklarından biri olarak sektöre hizmet veriyor. Video pazarlamasının hızlı bir yükseliş trendinde olduğunu söyleyen Şirin, THY’deki başarıları içinde “Çıtayı fazla yukarı koyduk galiba” diyor. Video pazarlamasının enine boyuna konuştuğumuz Serdar Ekrem Şirin başarılı video pazarlamasının sırlarını anlattı.

Sizin uzun yıllar THY’de imza attığınız başarılı işlerle izledik. Sonra bir anda kendi şirketinizi kurduğunuzu ve video içerik üretimine adım attığınızı duyduk. Nasıl gerçekleşti bu süreç?

Birçok insan gibi ben de hep kendi işimi kurmanın hayalini kuruyordum. THY’de de 10 seneden fazla çalıştım ve çok güzel projelerin içinde yer aldım. Aslında THY’den daha önce ayrılmaya ve kendi işimi kurmaya karar vermiştim ama tam o sırada reklam bölümüne geçmemi teklif ettiler. Beni çok özgür bıraktırlar yaptığım işte. Yapmak istediğim her şeyi yaptım. Havacılık sektörü adına da reklamcılık adına pek çok ilki yapma fırsatım oldu. Ama zamanla yine kendi işimi yapma fırsatım oldu. Ama zamanla yine kendi işimi yapma isteği galip geldi. Altı buçuk yıl reklamda kaldım ve sonra oradaki görevime nokta koydum. Tabi bu sürecin uzaması biraz da keyif almamdan kaynaklanıyordu.

THY’de yaptığınız ve sizi en çok gururlandıran işler hangileriydi?

Barcelona ve Manchester United gibi dünya devi takımlarla anlaşma imzalamak çok keyif veren işlerdi. Aslında bunların hep sizin özünde hayal etmek ve hep o hayali gerçekleştirmeye çalışmak var. Başta ortaya korkutucu bütçeler çıkacak sandık ama öyle olmadı. Aslında THY ile ilgili heyacanım hâlâ sürüyor çünkü üstünde bir buçuk yıl çalıştığımız ve daha gösterime girmeyen bir proje var ki 2016 yılının Mart’ında yayına girmesi olanlanıyor. O çalışma muhtemelen bir marka ile bir Hollywood yapımının ortaklaşa yaptığı en büyük projelerden biri olacak.

Kobe Bryant ve Messi’li kampanya Youtube’da son 10 yılın en beğenilen ve en çok izlenen kampanyası oldu. Bu Türk reklamcılığı için ne ifade ediyor sice?

Bu başarı Türkiye’de ne kadar anlaşıldı bilmiyorum çünkü ekibimle birlikte tektirleri hep yurtdışından aldık. Yurtdışında bu başarı daha net görüldü. O çalışmalar bugün video marketing konusunda örnek çalışmalar olarak gösteriliyor ki Youtube ekibinin bize ilgi göstermesi ve bugün birlikte iş yapmamızın da altında bu çalışma yatıyor. O işlerin bu denli başarılı olması benim için tatlı bir baskı yaratıyor çünkü o işler kadar iyi işler yapmamı bekliyorlar. Çıtayı biraz yukarı koyduk. Selfie’li çalışma ödül aldıktan sonra Google’nin bir etkinliğine bize çağırdılar ve bu başarının sırrını anlatmamızı istediler. Arama bunun bir formülü yok.

Muse Network’u kurdunuz ve tamamen video içerik üretimi, video pazarlaması alanına girdiniz. Neden bu alanı tercih ettiniz?

THY’de de çalışırken video pazarlaması benim en önem verdiğim konuların arasındaydı ki orada da video pazarlama yatırımlarımızı her yıl artırdık. İçerik çok önemli ama çok fazla yazılı içerik var ve insanların bunları okumaya zamanı yok. Hal böyle olunca video giderek önem kazanan bir trend olmaya başladı. Araştırmalar da 2018 yılında internette trafik getirecek içeriğin yüzde 79’unun videolardan kaynaklanacağını gösteriyor. Bugün bile bu oran yüzde 57’ler seviyesinde. Bunun bir sebebi de videoların paylaşımının kolay olması. Bir de artık herkes kendi videolu içeriklerini üretebiliyor.

Video içeriği üretme konusunda Türkiye’de durum ne?

Türkiye’de video içerik üretimini reklam ajanslarına da film çeken prodüksiyon şirketleri yapıyor ve haliyle bu videoların maliyetleri çok yüksek. Maliyetler yüksek olduğu için de dev markalar bile video içerik üretimine yanaşmıyor. Bizim gibi sadece pazarlamaya odaklanmış video şirketleri bu maliyetleri düşürdükçe markaların bu alandaki üretimi de artacak ki bunun dünyada da örnekleri var. Bizim üretim yaptığımız marka sayısı da artıyor. Yakın zamanda Simbo’ya ve Beko’ya videolu içerik üretmeye başladık. İçerik üretimi sürecinde markaları ve içerik üreticilerini bir araya getiriyoruz. 

Video içeriği açısından yeni bir dönem mi başladı?

Türkiye’de de yurt dışında da böyle bir trend var. Çünkü tüm dünyada olduğu gibi artık Türkiye’de de kullanıcılar okumaktansa video izlemeyi tercih ediyor. Üstelik artık aradığınız her şeyin videosunu bulabiliyorsunuz. Akıllı telefonların da video içerik tüketiminde etkisi arıyor. Üstelik TV’lerin internet üzerinden video izleme özelliği olduğunu birçok kullanıcı daha bilmiyor. Geçtiğimiz yıl mobil ve tabletten video izlenme oranları dünya çapında PC’yi geçti. Akıllı TV’lerin bu anlamda daha aktif kullanılmaya başlamasıyla PC’lerin payı daha da azalacak. Video izleme alışkanlığı ev hanımlarından profesyonellere kadar her kitlede hızla artıyor.

About the author

Raif Terzioğlu

Add comment

By Raif Terzioğlu




Son Yazılar