Girişim

Markanızı Sosyal Medyada Canavar Yapacak 10 Taktik

İnternete ulaşabilen 4,2 milyarlık dünya nüfusunun 3,4 milyar aktif sosyal medya kullanıcısı, yani internete ulaşabilen neredeyse herkes bir şekilde sosyal medya kullanıyor. Sosyal medya kullanım yoğunluğu hem dünyada hem de ülkemizde bu kadar yoğunken, bu popüler platformlarda yalnızca yer almak yetmiyor. ‘canavar gibi’ bir performans göstermeniz şart! Peki bunu başarmak için ne yapmak gerekir?

Hiç şüphe yok ki yeni bir dünyada yaşıyoruz. Adına ‘dijital çağ’ denilen bu yeni dünyada markaların var olabilmeleri ve kazançlarını arttırabilmeleri için bütün kurallar yeniden yazıldı. 10 sene önce markaların hayatta kalabilmek için uyguladığı yöntemler, bugün nefes alabilmeleri için yeterli olmayabilir hatta ortaya çağ dışı görüntülerin çıkmasına neden olabilir.

Bugünün dünyasında bir markanın değeri, dijital dünyadaki görünürlüğü ile doğru orantılı bir şekilde artıyor. Sosyal medya platformları ise markaların dijital dünyada daha fazla görünebilmeleri, müşterileriyle anlık etkileşime girebilmeleri için biçilmiş kaftan. 

Sosyal medyanın hayatımıza girmesinden sonra markalar tek yönlü iletişimden çift yönlü iletişime geçti. Artık daha kolay ulaşabiliyorlar, çok daha fazla şeffaflaştılar. Yine sosyal medya sayesinde markalar da müşterilerine çok kolay ulaşabilme fırsatı yakaladılar. Bir tweet, bir Facebook gönderisiyle, bir Youtube videosuyla, bir Instagram paylaşımıyla onbinlerce insana çok çabuk ve çok hızlı ulaşabiliyorlar.   

We Are Social’in hazırladığı rapora göre, Türkiye 43 milyon Facebook kullanıcısıyla, dünyada en çok Facebook kullanılan 9. ülke durumunda. İstanbul ise 11 milyon kullanıcı sayısı ile Avrupa’nın en çok Facebook kullanan şehirleri arasında birinci sırada. Türkiye, 37 milyon kullanıcısıyla dünya genelinde Instagram’da en çok kullanıcısı olan 5. ülke. Ülkemiz Twitter kullanımında da üst sıralarda, 8,8 milyon Twitter kullanıcısı olan Türkiye’de 5. sırada. İş dünyasının Facebook’u olarak kabul edilen Linkedin’i Türkiye’de kullananların sayısı 6,9 milyon, kullanımında ise dünyada 15. sıradayız. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği Snapchat’i ise ülkemizde 8,5 milyon kişi kullanıyor ve bu kullanıcı sayısı bize dünyada 10. sıraya oturtuyor.  Rapora göre Türkiye, ortalama 2 saat 48 dakika ile dünyada 13. sırada yer alıyor, ilk sırada ise 3 saat 57 dakika ile Filipinliler yer alıyor

İnternete ulaşabilen 4,2 milyarlık dünya nüfusunun 3,4 milyar aktif sosyal medya kullanıcısı yani internete ulaşabilen herkes neredeyse sosyal medya kullanıyor. Sosyal medya kullanım yoğunluğu hem dünyada hem de ülkemizde bu kadar yoğunken markaların da sosyal medyada olmaları ve iletişimlerini de bu platformların doğasına uygun bir şekilde yürütmeleri zorunluluk haline geldi. Bugünün dünyasında sosyal medyada olmayan marka, yok olmaya mahkumdur.

‘Peki markalar sosyal medyada başarılı olabilmek için neler yapmalıdır?’ şeklinde sorular duyar gibiyim. 

Markaları sosyal medyada canavarlaştıracak ve dijital görünümlerini arttırabilecekleri taktikleri sizlerle paylaşıyorum.

1.HEDEFLERİNİZİ BELİRLEYİN

“Eğer ne yaptığınızı iyi biliyorsanız her zaman başarırsınız. Başarmak için ne yaptığını bilmek gerekir.”

Richar Bach

Sosyal medyada doğru bir strateji kurgulayabilmek için öncelikle bu mecralarda neden olmak istediğinizin cevabını bulmalısınız. Doğru soruları sorarsanız ve cevapları düzgün bir şekilde yorumlayabilirseniz, hedefinizi açıkça tanımlamış olursunuz.

Sosyal medya ile neleri hedefliyorsunuz?

  • Markanızın hikâyesini anlatabilirsiniz.
  • Marka bilinirliğini artırabilirsiniz.
  • Sadık müşteriler edinebilirsiniz. 
  • Ürünleriniz hakkında bilgi verebilirsiniz.
  • Ürün satabilirsiniz.
  • Viral etki yaratabilir geniş kitlelere ulaşabilirsiniz.
  • Markanızın dijital dünyadaki itibarını güçlendirebilirsiniz. 
  • Sosyal ağlarda gündem belirleyebilirsiniz.
  • Kriz anında size sahip çıkacak marka savunucuları oluşturabilirsiniz. 
  • Rakiplerinizle aranızdaki farkı açabilirsiniz.
  • Arama motorlarında ön planda olabilirsiniz.

Yukarıdaki maddelerden biri ya da birkaçı hedefiniz olabilir.  Hedefiniz, markanızın gelişimi ve sosyal ağların değişimiyle beraber farklılaşabilir ya da yön değiştirebilir. 

2. KONUMLANACAĞINIZ MECRALARI BELİRLEYİN

“Gittiğiniz yolun sonunda nereye çıkacağınızı bilmiyorsanız dikkatli olun, çünkü oraya hiç varamayabilirsiniz.”

Yogi Berra

Sosyal medyada başarılı olmak için 3 temel öğeye ihtiyaç vardır:

  • Hedefe uygun hareket etmek.
  • Özgün dil kullanmak.
  • Mecraları tanımak.

Bütün sosyal ağların algoritmaları gibi demografik yapıları da birbirinden farklıdır. Sosyal ağların zamanla değişen teknik yapıları ve kullanım alışkanlıklarıyla beraber kullanıcıların;  yaş ortalaması, eğitim seviyeleri, mesleki durumları da değişebilir ve zamanla güncellenebilir. Bir sosyal ağ genç kitleye hitap ederken, bir diğer sosyal ağ orta yaş üzeri hedef kitleye hitap edebilir.

Sosyal medya stratejinizi kurgulamadan önce markanız, hizmetiniz veya ürününüz için belirlediğiniz hedef kitleyi gözden geçirin. Hikâyenizi kime anlatmak istiyorsunuz? Bu soruya vereceğiniz detaylı cevap, hedef kitlenizi oluşturacak. Hedef kitlenizdeki kullanıcılarla konumlayacağınız mecraların hedef kitlesi ne kadar örtüşürse, içeriklerinizin doğru insanlara ulaşma ihtimali de bu doğrultuda artacaktır.

Konumlanacağınız mecralarda hedef kitlenizi belirleyip deneme atışları yapmalısınız. Denemeler sonucunda etkileşim oranlarını karşılaştırıp, yüksek etkileşimleri bulduğunuz mecralara daha fazla ağırlık vermelisiniz. Bu matematiği doğru kurgularsanız, sosyal medyaya ayırdığınız zaman, bütçe ve emeğin karşılığını alabilirsiniz.

3. SAMİMİ BİR DİL KULLANIN

“İnsanların tutumlarını değiştirmek istiyorsanız, yalnızca tartışmaları kazanmanız yetmez, kalplerine dokunmanız gerekir.” 

Oprah Winfrey Kuralı

İletişim = Sohbet etmek

Bana göre tüm iletişim öğretilerinin özeti yukarıdaki formüldür. Takipçilerinizle iletişime girmek istiyorsanız onlarla, onların anlayacağı dilde konuşmanız gerekir. Her ne kadar dijital bir iletişim gerçekleştiriyor olsanız da sonuçta insansınız. İletişime geçmeye çalıştığınız müşterilerinizin anlattığınız hikâyeleri dinlemelerini istiyorsanız onlarla sohbet edin.

Takipçilerinizin size güvenmelerini sağlamanın ve varsa kötü düşünceleri akıllarından silmenin tek yolu onlarla ilişki kurmak, faydalı ve eğitici bilgiler sunmaktır. Bu bilgileri onlara yalın, farklı ve etkileyici bir dille ikram edin. 

Sosyal medyada hikaye anlatmak matematik gibi, fizik gibi adeta bir bilimdir. Sürekli denemek ve gözlem yapmak gerekir. Takipçilerinize hitap edeceğiniz en uygun dili bulmak için birçok deneme yapıp, analizler yapmalısınız. Bu analizler takipçilerinizin kalbine giden yolda kullanacağınız dili bulmada size yardımcı olacaktır.

Birkaç tavsiye…

  • Rahat ve doğal olun.
  • Anlamak istediğiniz fikri hikâyeleştirin ve arkadaşınıza anlatıyormuş gibi anlatın.
  • Diliniz yalın olsun. Terimlerle dolu “plaza dili” ve jargonunu kullanmamaya çalışın.
  • Herkesin anlayabileceği deyimler, atasözleri kullanın.
  • Mizah unsurlarını kullanın.
  • Rakiplerinizden farklı ve kreatif olun. 
  • Emoji kullanın.

4.  SATIŞA DEĞİL HİKÂYENİZE ODAKLANIN

“Bir şirket, sadece kazançlara bağlı kalarak değil, değerlere ve insanlara da önem vererek yönetildiği taktirde kendisini meydana getiren tutkuyu ve şahsiyeti kaybetmeden büyüyebilir.” 

Howard Schultz 

Bütün pazarlama faaliyetlerinin esas amacı ürün satmaktır. Markaların bu bağlamda yaptığı çalışmalar, dolaylı ya da dolaysız bir şekilde ürün satıp para kazanmak içindir.

Sosyal medya markaların ürün satıp para kazanmalarını yardımcı olmak için müthiş kanallar haline gelmeye başladı. Sproutsocial’in yaptığı araştırmaya göre insanların yüzde 86’sı sosyal medyada markaları takip ediyor ve bu sosyal medya kullanıcılarının yüzde 57’si inin takip ettikleri markadan ürün satın alma olasılıklarının daha yüksek olduğu görülüyor. Ayrıca kullanıcıların yüzde 75’i sosyal medyada gördükleri bir ürünün satın aldıklarını söylüyor.

Yukarıdaki oranlarda da görüleceği gibi markaların sosyal medya kullanımları, insanların satın alma alışkanlıklarını olumlu anlamda etkiliyor. Bu fırsatı değerlendirmek isteyen markalar da ürünlerinin tanıttığı onlarca içeriği yönetimini yaptıkları sosyal aplardan çılgınca paylaşıyor. Ve bu şekilde çok daha fazla ürün satabileceklerini düşünüyorlar. İşte tam da burada çok büyük yanlış yapıyorlar. 

Sosyal medya kullanıcılarının büyük çoğunluğu, bu mecraları salt ürün tanıtımları için kullanmıyor. Sosyal medya insanların güzel vakit geçirmek ve güzel anlarını paylaşmak için kullandıkları rahatlama araçlarıdır. Akıllı markalar, kullanıcıları yormadan, sıkmadan değerli hikâyelerle tavlayabilecek öngörüde olmalılar. 

Yapılan araştırmalara göre sosyal medya kullanıcılarının en sık buldukları aksiyonların başında yüzde 57  ile markaların çok fazla tanıtım içeriği paylaşması geliyor. Kısaca insanlar, markaların ürünlerinin tanıtımını yaptığı içeriklerine bayılmıyorlar. Onları bu içerik bombardımanına maruz bırakmayın. Onlara hikâye anlatın, değer katın, bilgilendirin, eğlendirin. Sizi sevsinler, sizi severlerse ürününü zaten sizden alacaklardır. 

5. PAYLAŞILABİLİR İÇERİK ÜRETİN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir