İnternet

Google arama reklamlarındaki hakimiyetini pekiştiriyor

Google arama reklamlarındaki hakimiyetini pekiştiriyor. Google, arama motorlarının küresel masaüstü bilgisayar trafiğinin yüzde 74’ünü, ABD’deki arama reklam gelirlerinin yüzde 73’üne sahip.

Ellen Ross’un işleri Mart ayında durma noktasına geldi. Ross, danışanlarının karşısında oturarak en derin travmalarıyla ve korkularıyla baş etmeleri için onlara yardımcı olmaya alışkın bir psikoterapist. Pandemi ekonomiyi kapatmaya başladığında, Ross da San Jose’deki ofisini kapattı. Başka bir terapisti işe alma planlarını iptal etti ve bir sürü yeniliğin yanı sıra videolu terapiye de uyum sağlamaya başladı. Bu, seanslara ara vermek anlamına geliyordu.

2017’de kendi kliniğini açana kadar yıllarca hastanelerde danışmanlık veren Ross, “İnsanlarla etkileşim halinde olabildiğim müddetçe bir ekrana bakamam” diyor. Sonra bir de Google derdi çıktı. Önceleri Ross, kliniğinin tanıtımını yapma amaçlı arama reklamlarına günde yaklaşık 20 dolar harcıyordu. Bu da işini görmeye yetiyordu. İnsanlar “yakınımdaki terapistler” gibi aramalar yapıyor, Ross da bu kelimeler için Google’ın sessiz açık artırmasına katılıyordu. Kazanması durumunda ise kliniği True North Psychology’nin reklamları arama sonuçlarının ilk sıralarında görünüyordu. Google, tıklanma başına ücret alıyordu. Ross, 2019’da bunun için yaklaşık 5 bin 500 dolar harcadı.

Nisan ayından sonra Ross’un hesapları şaştı. Evlerinden çıkamayan ABD’lilerin bazıları evden eğitim ve iş dengesini kurmaya çalışırken diğerleri işsiz kalmıştı. Endişelilerdi ve internet üzerinden yardım, bazen de videolu danışmanlık arıyorlardı. Ross her zamanki arama kelimelerine biçilen ücretlerin fırladığını fark etti. Danışan bulmakta hâlâ zorlanmıyordu ama bu kişilerin çoğu BetterHelp ve Talkspace gibi sayıları gitgide artan sanal terapi startup’larını denedikten sonra kendisine ulaşıyordu. Terapi arayanların dikkatini çekecek Google reklamları ise artık cep yakar bir hal almıştı.

Ross ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Kendisinin de çok iyi bildiği gibi, web aramaları alanı Google’ın neredeyse tekelinde: Bazı tahminlere göre şirket, ABD pazarının yüzde 87’sine sahip. En büyük rakibi Bing ise pastadan yaklaşık yüzde 7’lik bir pay alıyor. Dolayısıyla Ross, Google’dan reklam satın almayı öylece bırakamayacağını biliyordu. Bunu yaparsa yeni iş alamazdı. Öte yandan bu kadar yüksek meblağlar ödemek de sürdürülebilir görünmüyordu. “Psikologlukta gayet iyiyim” diyor: “Pazarlamada berbatım.

Ross, ticaretin gerçekleştiği asıl yerin internet olması sonucunda pandemi döneminde Google’a bağımlılığı artan milyonlarca küçük işletme sahibinden biri. Sam Amca’nın 1990’larda Microsoft Corp.’un peşine düşmesinden sonra kamuoyunca en fazla bilinen tekelleşme karşıtı davanın temelinde de bu bağımlılık yatıyor. ABD Adalet Bakanlığı ve hemen hemen her eyalet başsavcısı, Google’ın sektördeki hakimiyetinin yasal olmadığı iddiasını taşıyan tekelleşme karşıtı davalara hazırlanıyor. University of Pennsylvania Carey Law School’dan profesör Herbert Hovenkamp, “Hizmetlerinin ya da kendisinin yüksek fiyatı da büyüklüğü de tekelleşme karşıtı kanunları ihlal etmiyor” diyor ve ekliyor: “Asıl mesele, Google’ın gücünü suistimal edip etmediği.

Google, 29 Temmuz’daki beş saatlik tekelleşme karşıtlığıyla alakalı oturumda da benzer bir argümanla karşı karşıya kaldı. Oturum, Google’ın arama alanındaki mutlak hakimiyetine dair sorularla başlayıp kanun yapıcıların teknoloji sektöründen dört tepe yöneticiyi “siber baronlar” ve kontrolsüz zorbalar olarak nitelendirmesiyle devam etti.

Konu reklam olunca, Google içinde rekabet ettiği pazarı televizyonu da kapsayacak şekilde tanımlamayı tercih ediyor. Bir de Facebook Inc. ve Amazon.com Inc.’le sıkı rekabetine dikkat çekiyor. Fakat terapistlere, avukatlara ve hizmet sunan herhangi birine sorarsanız bu iddianın içi boş. İnsanlar Facebook’a en son haberler ya da bebek fotoğrafları için bakıyor, psikolojik bakım için değil. Hiç kimse terapi seansı almak için Amazon’a gitmiyor. Diğer arama motorları akla daha sonra geliyor. Denver’dan terapist Ian Palombo, pandemi vurduktan sonra Bing’den reklam satın aldı. Ama öylesine uyduruk bir plandı ki Palombo gidip de ne yaptıklarını kontrol bile etmedi. “Yani sonuçta Bing’den bahsediyoruz, değil mi?”

Terapistler Google’dan ödenmesi gereken herhangi bir fatura gibi bahsediyor. Yapılan ödemelerden sadece biri ama bu sefer para dünyanın en büyük dördüncü şirketine gidiyor ve hiçbir garanti verilmiyor. Marketing for Therapists kurucusu Daniel Wendler, “Kumarhanedeki poker masasına çok benziyor” diyor ve ekliyor: “Herkes oynayabilir ama ne yaptığınızı bilmiyorsanız mağlubiyet kaçınılmaz.

Küresel ekonominin en son çöküşünü yaşadığı 2009’da Google, ilk “Ekonomik Etki” raporunu yayımladı. Düzenleyiciler ve diğer muhalifler, şirketin web yayıncıları üzerindeki hakimiyetinin yanı sıra arama motorunun haddinden fazla büyük ve güçlü olup olmadığını sorguluyordu. Google’ın her eyaletten aile işletmesi sahiplerinin gülümseyerek poz verdiği ışıl ışıl fotoğraflarla dolu raporu, şirketin kendi ekonomik gücünü pekiştirmekten ziyade ufaklıklara yardımcı olduğunu gözler önüne seriyordu. Google, Mishawaka, Indiana’daki bir kitapçı, Kennebunk, Maine’deki bir aydınlatma tedarikçisi ve Aberdeen, San Diego’daki bir yeniden modelleme sağlayıcısının Google reklamları sayesinde büyüyebildiğini söyledi.

Öte yandan terapi satmak, kitap ya da aydınlatma armatürü satmakla aynı şey değil. Hem pahalı hem de kimileri için hâlâ utanç verici bir şey. Son beş yıldır terapistlerin Google reklamları satın almasına yardımcı olan Wendler, “Bu çoğumuzun muzdarip olduğu, çok temel bir insani ihtiyaç” diyor. Dikdörtgen çerçeveli gözlüğü ve kirli sakalıyla 32 yaşındaki Wendler’ın Googleplex’te mühendis olduğunu zannedebilirsiniz. Asperger sendromlu Wendler’ın bildiklerini aynı dertten muzdarip olanlarla paylaştığı Improve Your Social Skills adlı bir kitabı var.

Söz konusu ilgi alanları, Wendler’ı danışmanlık alanında kariyer yapmaya itti. Lisansüstü eğitimi sırasında terapistlere yönelik bir pazarlama uygulaması geliştirdi ve şu an ayda yaklaşık 20 terapistin bütçesini yönetiyor. Bu arada Clicking With Clients: Online Marketing for Private Practice Therapists adlı yeni bir kitap yazdı. Pandeminin ilk aylarında terapiyle alakalı anahtar kelimelerin ücretlerinin yüzde 50’ye kadar fırladığını fark etti; daha önce 7-8 dolara mal olan bazı terimlere şimdi her tık için 10 dolar isteniyordu. Aramalar ve alıcılar çoğaldıkça, fiyatlar daha da yükseldi. “Sayı o kadar yüksek ki” diyor arama sayfalarındaki reklamlar için mevcut boşluklardan bahsederken: “Fiyatlar uçuyor.

Fiyatlar bir sorun. Fakat Wendler ve diğer reklam müşterileri için daha da sinir bozucu olan, Google’ın son yıllarda bulabildiği her alanda otomasyonu ön plana çıkarırken yaptığı ufak değişiklikler. Bugün arama reklamı satın almanın iki temel yolu var. Bir işletme sahibi arama terimlerini bizzat tek tek seçebilir ya da Google’ın tercih ettiği yaklaşımı benimseyebilir: Bütçeni ayır, bir sektör seç ve hangi reklamların daha fazla tık alacağına karar vermeyi Google’ın yazılımına bırak. Google dilinde bunlara “Smart” (akıllı) kampanyalar deniyor. Temel fikir, arama reklamı satın almayı mümkün olduğunca basitleştirirken Google’ın kendi iddiasına göre makine öğrenmesinde gelinen en son ve en önemli noktayı kendisinin ve müşterilerinin kârlılığını maksimum seviyeye getirmek için kullanması. Bir Google sözcüsü, “Reklam araçlarımız küçük işletmelerin büyük işletmelerle, hatta Fortune 500 şirketleriyle eşit fırsatlara sahip olarak rekabet etmesini sağlayacak şekilde tasarlandı” diyor: “Pazarlama alanında uzmanlığı bulunmayanlar da dahil olmak üzere yerel işletmeler dakikalar içinde doğru kitleye ulaşan, ilgi çekici reklamlar oluşturabilir.

Fakat otomasyon, terapistlerin o kadar da işine yaramıyor. Bu kişilerin çoğu, çift terapisi ya da travmaya odaklanan uzmanlar; Google’ın yazılımı bu tür ayrımlar yapmıyor. Sonuç olarak, otomasyon yaklaşımından faydalanan bazı terapistler sonunda tıklamaların bir yere yönlendirmediği daha fazla sayıda anahtar kelime için açık artırmalara katılıyor. Google’ın sistemi bir keresinde Wendler’ın müşterilerinden birine, birçok kişinin pahalı bir danışman bulmak yerine öylesine aratmayı tercih ettiği “PTSD” (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) kısaltmasını önerdi. Başka bir müşteri ise Wendler bu sorunu tespit edene kadar Google reklamlarına ayırdığı 2 bin dolarlık aylık bütçesinin 10’da birini boşa harcamış oldu. Başka bir özellikte Google, reklam metinlerini dahi otomatik olarak yazıyor. “Önemsiz, ufak tefek şeyler satıyorsanız bu işinize yarayabilir” diyor Wendler. Programlanmış gibi konuşan psikologlar insanları pek heyecanlandırmıyor.

Bu durum, Google’ın terapistleri Smart kampanyalara yönlendirmesini önlemiyor. Wendler, Google temsilcilerinin cumartesi günleri arayıp kendisinden müşterilerinin otomatik reklamlarını açmasını istediklerini anımsıyor. Onları nazikçe geri çeviriyor ve bir daha aramamalarını söylüyor. Üç ay bekleyip tekrar arıyorlar. “Google aslında kendisiyle rekabet ediyor” diyor: “Bana kalırsa Google’ın asıl amacı kredi kartınızı onlara vermeniz, başka bir şey değil.

Kanun yapıcıların Büyük Teknoloji Şirketlerinin tekel gücünü denetleme çabasının ana sebeplerinden biri de Google gibi şirketlerin kendi pazarları üzerindeki hakimiyeti. Amazon’un müşterilerine Raisin Bran kahvaltılık gevrek veya tuvalet kağıdı için otomatik sipariş verebilmesini sağlayan “subscribe & save” (“abone ol & kazan”) özelliğini düşünün. Büyük rahatlık sağlıyor ve rakipleri deneme isteğini ortadan kaldırıyor. University of Chicago Booth School of Business’tan Luigi Zingales, “Sizi hapsediyor” diyor. Google’ın Smart kampanyaları için de aynısı söylenebilir.

Fakat Wendler ve arama satan başka kişiler, Google’ın otomasyon sevdasının müşteri desteğinin kalitesindeki azalmayı da beraberinde getirdiğini söylüyor. Arama reklamı satın almak isteyen biri, şimdiye kadar Google destek hatlarını arayıp telefonda görüşeceği birilerine ulaşabiliyordu. Yaklaşık iki yıl önce Google bu hizmetleri dışarıdan almaya başladı ve müşterilerin söylediğine göre destek kalitesi hızla düştü. Sağlık hizmetleri pazarlayan Therapy Practice Accelerator’ın kurucusu Matt Coffman, “Sanki zorla konuşan birine dert anlatmak gibi” diyor.

Coffman, pandemi sırasında telefonda bir insanla görüşemediğini anlatıyor. Google müşteri hizmetlerini chatbot’lara devretmiş durumda. Google sözcüsü, şirketin COVID-19 sebebiyle destek hizmetlerini “daralttığını” söylüyor.

google içinde google aratmak
Google pandemi sebebiyle ilk kez reklam gelirinin düştüğünü açıkladığında, bu çıkışın sebebi anlaşıldı. Şirket yine de ilkbahar çeyreğini 121 milyar dolar nakit kazançla kapattı.

Google’ı araştıran neredeyse her tekel denetçisi “Focus on  the User” adlı bir web sunumu görmüştür. Bu, değerlendirme sitesi Yelp ile Google’ın faaliyet alanı olarak web aramasıyla yetinmeyip küçük işletmelere zarar verecek kadar büyümesinden şikayetçi olan ezeli düşmanı TripAdvisor tarafından 2014’te geliştirildi. Rakiplerin söylediğine göre, Google’ın arama motoru bir gün 10 tane mavi bağlantıyı ortaya çıkarıverdi. Fakat 2000’lerin ortasından başlayarak arama sonuçları bağlantıların üzerinde “Güneş ne kadar sıcaktır?” ve “Güneş çarpmasının belirtileri nelerdir?” gibi soruların gerçek cevaplarını içermeye başladı. Google bu bilgileri başka web sitelerinden alıyordu. Böylece tüketicilerin yaptıkları arama sonucunda buldukları bağlantılara tıklaması gerekmiyordu. Yelp ve diğerleri, bunun fikri mülkiyet hırsızlığı ve web trafiklerinin çalınması anlamına geldiğini savunuyor.

İş, zaman içinde “Londra’daki en iyi Çin lokantası nerededir?” gibi aramaların Google Haritalar’ın en üst sıralarındaki cevapları göstermesine kadar vardı. Google, Haritalar’dan sonra seyahat, otel rezervasyonu ve alışveriş alanındaki hizmetleri için de aynı şeyi yaptı. Her birinde de tüketiciler için en iyi sonuçları gösterdiğini söylüyor. Rakip işletmeler ise bunun açıkça tekel istismarı olduğunu savunuyor.

Google sağlık hizmetleri alanında da benzer bir şey yaptı. Şirket, web aramasıyla her an her yerde kendi kendine tanı koymayı mümkün kılan aracı Doctor Google’dan para kazanmaya kararlı gibi görünüyor. Google 2015’te Mayo Clinic ile iş birliği yaparak web bağlantılarını göstermek yerine semptomları ve tedavileri doğrudan arama sonuçlarında listelemeye başladı. O noktada Google her 20 aramadan birinin sağlıkla alakalı olduğunu söylüyordu.

Şirket, iki yıl önce hastane yöneticisi ve eski psikiyatrist David Feinberg’i Google Health isimli yeni birimini yönetmesi için işe aldı. Feinberg’in görevi, hastaneler için Google araması işlevi gören elektronik bir tıbbi kayıt sistemi oluşturmak ve sağlıkla alakalı Google aramalarını artırmak. Birimi Mayıs ayında COVID-19’la alakalı her şey için özel bir arama sayfası oluşturdu ve tamamen akıl sağlığına ayrılmış özellikleri kullanıma sundu. İnsanlar artık doğrudan Google Haritalar üzerinden sanal bakım randevuları oluşturabiliyor. “Anksiyete bozukluğu” ya da “PTSD” gibi terimler için yapılan aramalar sonucunda klinik olarak onaylanmış anketler ve başka kaynaklara yönlendiren butonlar çıkıyor.

Feinberg, YouTuber Dr. Mike Varshavski ile Mayıs ayında yaptığı röportajda “Google’a gelip bize sorular yönelten pek çok kişi var” dedi ve ekledi: “Aslında kendi depresyon ve anksiyete taramanızı yapabilirsiniz. O zaman yalnız olmadığınızı görürsünüz.” Bu açıklamayı Google’ın kendi streaming hizmeti sağlayıcısı YouTube’dan yapması da duruma çok uydu. WebMD ya da Zocdoc gibi rakibi olabilecek siteler yerine doğrudan Google üzerinden öz değerlendirme yapılıyor. Feinberg bir temsilci aracılığıyla yorum yapmayı reddetti. Google ise paralı reklamları kontrol etmediğini söylüyor.

Google’ın kendi arama motorunda yine Google’a ait olan bu akıl sağlığı kontrolleri, pazarlamacıların 10 yıldır şikayetçi olduğu bir sorunla birleşiyor ki o da reklamlar için Google’a para ödemeyince kullanıcı bulmanın çok zor olması. Google’ın Kaliforniya, Mountain View’daki genel merkezi yakınlarında bulunan biri “depresyon tedavisi” şeklinde bir arama yaparsa Google’ın kendisinin yatırımcısı olduğu ve özel sağlık hizmetleri sunan One Medical’ın, online reçete alanında uzmanlaşan PlushCare’in ve sanal danışmanlık veren BetterHelp’in reklamlarıyla karşılaşabilir. Sağ tarafta Google’ın tedavi seçeneklerini sıraladığı bir bilgilendirme kutusu görünüyor. Hepsinin üstünde “organik” olarak adlandırılan arama sonuçları (hani o 10 tane mavi bağlantı vardı ya) bulunuyor. Esasında reklamlarla dolup taşan öyle çok arama sonucu var ki sağlık hizmetleri alanında yatırım yapan biri şirketinin portföy şirketlerine Google’ın arama listelerinde üst sıralara yerleşme zahmetine girmemelerini tavsiye ediyor. Orada yalnızca ücretli sonuçların bir önemi var.

Bu da bir bakıma Ross’un tam tersi anlamına gelen yepyeni bir rakip türünü öne çıkardı: BetterHelp ve Talkspace gibi terapiyi ek iş olarak yapan pazarlamacılar. Ross, Google’ın açık artırmalarını kaybettiğinde genelde kazanan terapi desteği veren bu kuruluşlar oluyor. Yüz milyonlarca dolar girişim sermayesi ve kurumsal destek alıyorlar, ayrıca tıpkı Uber gibi onlar da sözleşmeli iş modelinden faydalanıyor. Müşteri ediniyor ve onları ülke genelinde gitgide büyüyen bir danışman ve koç ağına yönlendiriyorlar.

Ross’un klinik psikoloji alanında doktorası bulunuyor; bunun için enstitüde altı yıl geçirmek gerekiyor. Bir saatlik seans ücreti genelde 250 dolar oluyor. BetterHelp’in terapistlerinin lisanslı danışmanlar, klinik sosyal hizmetliler ya da yüksek lisanslı ve en az üç yıl deneyimli psikologlar olması gerekiyor. Şirket seans başına 35 ila 50 dolar alıyor. (Tam zamanlı terapistler saat başına 15 ila 30 dolar kazanıyor.) “Herhalde markette çalışsam daha iyi kazanırdım” diyor Ross: “Çok az para veriyorlar. Berbat bir durum.

BetterHelp’in başkanı Alon Matas, şirketinin 11 bin terapisti arasında kalıcılık oranının yüksek olduğunu söylüyor. Zengin muhitlerde iyi iş yapan kliniklere sahip bazı terapistlerin online olarak kazanabileceklerinden daha fazlasını kazandığını ama “BetterHelp’te yıllık kazancı altı haneli rakamları bulan terapistlerin de olduğunu, durumun hiç de ‘berbat’ olmadığını” belirtiyor.

Bir anlamda Google, akıl sağlığı sektörünü bir pazarlama oyununa dönüştüren bir çeşit iş birlikçi gibi. Araştırma şirketi Sensor Tower’a göre, BetterHelp’in uygulaması 2020’de şu ana dek 600 bin kez indirildi; bu, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 41 artış demek. Matas, pandeminin ilk birkaç ayında stres ve anksiyete şikayetiyle başvuran yeni müşterilerin sayısının önceki yıla göre ikiye katlandığını söylüyor. Benzer şekilde, fiziksel iş yerleri pandemi sebebiyle kapanınca online hizmeti denemekten başka çaresi kalmayan çoğu bağımsız terapist de uygulamaya akın etti. Google sözcüsü, çeşitli şirketlerin ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların akıl sağlığı ile alakalı arama reklamları satın aldığını belirtiyor. Ayrıca reklam fiyatlarını şirketin belirlemediğini, açık artırmalarının tüm reklam verenler için adil işlediğini de ekliyor.

BetterHelp ve benzerlerinin bir avantajı daha var: Web sitelerinde göstermek için müşterilerinden referans istemekten veya sosyal medya influencer’larına para ödeyip takipçilerine pazarlatmaktan rahatsızlık duymuyorlar. Bu sayede değerlendirme sahibi işletmeleri öne çıkaran Google’da üst sıralara yerleşiyorlar. Çoğu lisanslı terapist, bu pazarlama şeklini etik ihlali olarak değerlendiriyor.

Herkesin terapiye ihtiyaç duyduğu bir dönemde sanal terapi hizmeti sunanların sayısındaki artışı terapiyi her bütçeye uygun ve herkesin ulaşabileceği bir hale getiren, olumlu bir gelişme olarak değerlendirenler olabilir. Fakat bu, ana şirketi geçtiğimiz yıl yaptığı satışlardan 550 milyon dolardan fazla kazanç sağlayan BetterHelp’i vasat bir rakip olarak konumlandırırken, Ross’u da tek malik olarak sorumlu kılıyor. Rhode Island’ın tekelleşme karşıtı oturumları yöneten Demokrat temsilcisi David Cicilline, Pichai’nin Google’ın küçük işletmelere yardımcı olduğu yönündeki iddiasına karşı çıktı. “Google’ın tek yaptığı, Google için en kârlı olanı göstermek” dedi Cicilline. Carr & Ferrell LLC’nin Microsoft’un tekelleşme karşıtı davasına bakan avukatı Gary Reback, bunu izledi ve Adalet Bakanlığının Google’a karşı soruşturma yürütmek konusunda çok daha net hareket etmesi gerektiğine dair açık işaretler gözlemledi. Reback, “Çok fazla sorun var ve Google hepsinde dezavantajlı gibi görünüyor” diyor.

Yaz geldiğinde Ross’un kliniğinde işler yoluna girmeye başladı.  Şehirden ayrılan birkaç hastası video ile görüşmelere devam ediyor. Amansız pandeminin yarattığı stres sonucunda rahatlamak için denediği hiçbir şeyden memnun kalmayan yeni hastalar da geliyor. Hatta birebir görüşme ihtiyacı duyanlar için ofisini yeniden açtı. Ross, hazırlık yapmak için saatlerce Clorox ıslak mendil aradı, sonunda da mahallesindeki içki dükkanında buldu. Videosunun arka planını iyileştirdi ve yeni bir duvar kağıdı, saksı bitkisi ve sofistike bir görünüm katan ahşap bir masa ve kitaplık ekledi. Desteğe ihtiyaç duyan insanların sayısı arttığı için o da Google’a günde 20 dolar ödemeye geri döndü. İşi konusunda daha iyi hissettiğini söylüyor. Ayrıca hastalarına pandemi kaynaklı değişiklikleri iki yıl daha sürdüreceği konusunda bilgi veriyor.

Google daha fazla siyasi darbe ile karşı karşıya kalabilir. Rekor cezalar ödemesi ve reklam işinde köklü değişiklikler yapması gerekebilir. Her iki partiden siyasetçiler, Feinberg’in sağlık biriminin hastanelerle belirlediği veri paylaşımı düzenlemeleri için soruşturma başlattı. Google, fitness takip cihazı üreten Fitbit’in 2,1 milyar dolarlık satın alımını tamamlamak için dokuz aydan uzun süre beklemek zorunda kaldı. Bedenlerimizi kontrol eden bir şirketin zihinlerimiz hakkında çok fazla şey bilen başka bir şirkete teslim edilmesinden büyük endişe duyan düzenleyiciler, politikacılar ve muhalifler anlaşmanın geçersiz olduğunu duyurdu. Google ise ihtiyaç duyduğu onayı koparabilmek için Fitbit’in cihazları sayesinde edindiği verileri reklam satma işinde kullanmayacağına dair söz verdi. (Shelly Banjo, Mark Bergen / Bloomberg)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir